+Ne kadar kötüsün?
-Ölçmedim ki!
Ahhh eğilimliyiz şiddete…. ahh eğilimliyiz kana revana. Kabul etmemiz gereken bir şey varsa hepimiz kötüyüz. Evet. Hadi başlıyoruz. Şimdi elleri gökyüzüne uzatıyoruz ve tekrarlıyoruz: “Ben kötüyüm. Erdem kimin adı!?”…
Vahşiyiz, hem de doğanın en …
Aşk, romantizm ve duygusal kitap yorumları.
Bilimkurgu ve fantastik kitap yorumları.
Düşünce ve felsefe kategorilerinde yayınlanmış kitap yorumları.
Macera, Polisiye, Gerilim ve Korku kategorisindeki romanlar hakkında yayınlanmış yorumlar.
Yeraltı Edebiyatı kategorisinde yayınlanmış kitap yorumları.
Bu kitapta anlatılanların tümü hayal mahsulüdür. Umarım asla gerçekleşmez. [M.M]
“Bendeniz, Ruhi Mücerret. Yaşayan son İstiklal Harbi gazisiyim. Tarihin dikiz aynasındaki canlı tek siluet. Tam 100 yaşındayım. Yani, elinizdeki kitap bitmeden kozalak mahallesine taşınmış olacağım. Ve mezar taşıma ‘Sizi ayakta karşılayamadığım için özür dilerim’ yazdıracağım.”
Ruhi Mücerret, Avni Vav, Masum Cici, Timur Tümör, Nazlı Hilal, Civan Kazanova, Serpil Silahlıperi, Figen Negatif, Vecihi Hiciv ve Fujer Fuji… Kahramanlarımızın isimleri bu sefer bu şekilde. Tanıyanlar bilir, absürd, macera dolu, çılgınca şeyler yazar Murat Menteş. O kadar absürd ki; “Ormana çakılan polis helikopterinden sağ kurtulan ve maymunlar tarafından büyütülen bir oyuncak ayının hikayesi” der Avni Vav kitabın bir yerinde. Tam olarak öyle…
Ana kahramanımız, İstiklal Harbi’nin son gazisi 100 yaşındaki Ruhi Mücerret’tir. Ağabey diyebildiği tek insan olan Zülfikar Zarifoğlu’nun ölürken kendisinden istediği son şeyi gerçekleştirmektir amacı. 100 yaşındaki birine göre hızla gelişmeye başlar olaylar. Olayların yanı sıra yazarın afili cümleleri yine bir yere not edilecek hatta sesli güldürebilecek cinsten. Öyle ki kitapları çiziktirme gibi bir alışkanlığım olmamasına rağmen bu kitabı okurken ayraç olarak kalem kullandım.
“30 sene evvel bana ’3 ay ömrünüz kaldı’ diyen doktorun cenaze merasimindeydim.”
“Yapabildiğim tek spor bu: Çay karıştırmak.”
“Hayatın en zor kısmı ilk 100 yıldır.”
“Karacaahmet Mezarlığı’nda çok popülerim. Hemen herkes beni tanıyor.”
“Yağmurdan sonra mezarlık, ölüler parfüm sürmüş gibi kokuyor.”
Kitap; Avni Vav, Ruhi Mücerret, Civan Kazanova ve tekrar Ruhi Mücerret olarak 4 ana bölümden oluşuyor. Her bölüm adını taşıyan kahramanın ağzıdan aktarılmış. Bu ana bölümleri “Azrail’in penaltıları, 100 yıl süren öpücük, Hafıza nezlesi, Tuzaktan kumanda, Yedinci baharı yaşıyor ömrüm, Pavlov’un Freud’a hediye ettiği köpek, Seks-i memnu, Pinokyo ile burun buruna, Ceset torbanızı güle güle kullanın” gibi ilginç isimler taşıyan çok daha ilginç içeriklere sahip bölümler takip ediyor.
Roman içinde hikayeler de mevcut. Bir nevi Inception etkisi. Ruhi Mücerret’in 6 Şubat 1920 günü öptüğü ilk kadın, Civan ve Serpil’in hayatları ve Avni Vav’ın anlattığı ilginç yeniçeri hikayesi (çok güzel,
inanılmaz, inanmayın zaten, ama güzel.)
![]()
“Bazen kötüler, nadiren de iyiler kazanır. Çoğunlukla herkes kaybeder.”
“Bir kiralık katili asla satın alamazsın.”
“Şeytanın pisuvarda kıstırdığı bir böcek gibiydim.”
“Dost, henüz saldırmamış düşman demektir.“
“Sen çöpten bulduğu külotları giyen bir kaybedensin.”
“Seni yakıp küllerini ananın suratına saçarım.”
Menteş’in önceki kitabı Korkma Ben Varım’da Şebnem Şibumi’ye yazılan aşk dolu onlarca postadan etkilenen çok olmuştu. Yazar kitaplarında fırtınalı aşklar
bulundurmayı alışkanlık ediniyor olacak ki Ruhi Mücerret’te de fazlasıyla mevcut. Canımıza minnet. Ne güzel cümleler onlar.
“Makyaşını melekler yapmış besbelli. Gözleri, deniz faciasına yol açabilecek mavilikteydi. Ağzı, pırıl pırıl bir öpücük atölyesi. Bu kadın, şişelenmiş yıldırıma benziyordu. Kainat güzeli seçilmediyse, adaylığını koymadığındandır. Cazibe ve masumiyet onun bedeninde mükemmel bir kombinasyon oluşturuyordu. ‘Merhaba… ben Nazlı Hilal, Ozan’ın annesiyim” diyerek elini uzattı. Cennette siestaya dalmış, fevkalade bir rüya görüyordum sanki. “
“Nazlı Hilal’in okyanus büyükleğindeki gözlerinde ağır çekim bir med cezir meydana geliyordu. Mavi sular harelenerek yavaşça yükseliyordu.”
“Uzun koltukta ikimiz de birer arkeolojik buluntu sükunetiyle oturuyoruz: O, Knidoslu Afrodit; bense neandertal fosili.”
“Kafam karışmıştı. Alnındaki kurşun deliği kaşınan bir cesedin şaşkınlığıyla doluydum. Dadısına aşık olan bebek kadar ümitsizdim. Onunlayken, kadınların başrolde olduğu karete filmlerindeki figüranlardan biri gibi hissediyordum.”
“Güzel kadınlar kurnazlıklarını gizleyecek kadar kurnazdırlar. “
“Öyle nurlu ki, bahse girerim avuçlarını ayna olarak kullanıyordur.”
“Ağzımın içine elbise askısı yerleştirilmiş gibi sırıtıyordum.”
“Bu dünyanın kuralları güzel kadınları bağlamaz.”
İnsanları ele geçiren reklamlar, sokak dövüşleri, dirilen ölüler, silahlı çatışmalar… Özetle olaylar olaylar. Okumayan çok şey kaybeder, benden söylemesi.
“Şişman değilsin ki, maşallah, Fatih’in İstanbul’u fethettiği kilodasın.”
“Genç, atletik ve grand tuvalet adamın yanında üçümüz tarih kitabından mancınıkla fırlatılmış gibi görünüyorduk.”
“Birini korkutmak istediğimde ‘Gençliğime çok benziyorsun” diyorum.”
“Annem harpte hamileydi. Bendeniz validemin içindeydim. Savaşa cenin olarak katıldım.”
“Yaşamak yeni günahlar işleyebilecek güçte olmaktır.”
-Nasıl gidiyor?
+Denize uçmuş cenaze arabası gibi.
“Otuziki ayağı eksik kırkayak gibi eve yürüyordum. “
“Elinde gül buketiyle genelevin bahçesine dikilen köylü gibiyim.”
“Gelinlik giymiş birine sakın güvenme. Özellikle de kadınsa.”
“Boş gözleri, taş kalbi ve dimdik göğüsleriyle kadınlar beni zıvanadan çıkarıyor!”
“Bu bey Avni Vav, kendisi çok değerli bir psikopattır.”
Kitap : Ruhi Mücerret
Yazar: Murat Menteş
Yayın: April Yayıncılık
+Ne kadar kötüsün?
-Ölçmedim ki!
Ahhh eğilimliyiz şiddete…. ahh eğilimliyiz kana revana. Kabul etmemiz gereken bir şey varsa hepimiz kötüyüz. Evet. Hadi başlıyoruz. Şimdi elleri gökyüzüne uzatıyoruz ve tekrarlıyoruz: “Ben kötüyüm. Erdem kimin adı!?”…
Vahşiyiz, hem de doğanın en …
Yabancı, Mösyö Meursault’ın kendisine, topluma ve zamana olan yabancılaşmasını büyük bir keskinlik ve insan hayatının en önemli kararlarından birini alırken söylenmiş bir “fark etmez” kadar soğuklukla anlatıyor.
Nobel Edebiyat Ödüllü Camus tarafından yazılmış eser, 1967 yapımı …
”Dinleyin: Ben daha genç bir adamken;iki karı önce, 250.000 sigara önce , 3000 litre içki önce…
Çok daha genç bir adamken, adına Dünyanın Sona Erdiği Gün denecek kitap için malzeme toplamaya başlamıştım.”
Bunu bildirerek başlar kahramanımız Jonah …
“Güneşin kavurucu ateşinin yürekleri yaktığı, o ilk sıcaklığın,zamanla karşı konulmaz bir tutkuya dönüştüğü yaz… Ayrılık rüzgarlarının etrafta sinsice kol gezdiği sonbahar… Kâh güneşli sevdaları, kâh fırtınalı pişmanlıkları tarif edilemez bir acıyla içinde saklayan sonbaharın o …
“Bütün bu postacıların yaptığı, mektuplarını kutulara atmak ve düzmekti. Bu tam bana göre bir işti, ah evet evet evet.”
İşte böyle başlıyor bu kitabın hikayesi. Ancak kitabın hikayesine geçmeden önce biraz Bukowski’den bahsetmek istiyorum. Bukowski evden …
Genç romancılardan oldukça iddialı duruşu ile dikkatimi çeken Arkın Çalapala gerçekten de bir çılgın diye düşünüyorum. Dünyanın en güzel masalını arıyorum diye yola çıkıyor ve 5 cilt 1800 sayfalık bir roman yazıyor. Beş Yapraklı Yonca …
“Eğer bu kitabı okumaya niyetliyseniz vazgeçin. Kendinizi kurtarın. Televizyonda mutlaka daha iyi bir şeyler vardır. Burada anlattığım şeyler önce sizi kızdıracak. Sonra her şey daha da kötü olacak.”
Yeraltı edebiyatını popüler edebiyatın mahremiyeti olarak tanımlayabiliriz. Cinsel …
Doğu Anadolu’da bağımsız bir Ermeni Devleti kurulmasını isteyen Ermeni Devrimci Federasyonu (Taşnak) ile Filistin üzerindeki toprak taleplerine karşılık bulamayan Yahudiler… Yüzyılın en büyük sorunlarını teşkil edecek olayların başlangıcı… Ve tüm bunlara karşı tek başına, yalnız …
“Yeteneksin yazarlara adanmıştır.”
Pulp, Bukowski’nin ölmeden kısa süre önce tamamladığı son romanı. Hastalığı sırasında özellikle hastanede kaldığı zamanlarda bile inatla yazmaya devam etmiş ki bu “ölüm” hali kitapta da kendine epey yer bulmuş. Altı çizilen …
Artık basımı yapılmayan ve ikinci el kitapların yanında dergiler ve bir çok şeyin alınıp satıldığı veya takas yapıldığı, kendine özgü kokusu olan, saatlerce zaman geçirilecek kadar keyif veren dükkanların farklı bir havası olduklarına inandığım işletmecileridir. …