“Bütün bu postacıların yaptığı, mektuplarını kutulara atmak ve düzmekti. Bu tam bana göre bir işti, ah evet evet evet.”
İşte böyle başlıyor bu kitabın hikayesi. Ancak kitabın hikayesine geçmeden önce biraz Bukowski’den bahsetmek istiyorum. Bukowski evden …
“Güneşin kavurucu ateşinin yürekleri yaktığı, o ilk sıcaklığın,zamanla karşı konulmaz bir tutkuya dönüştüğü yaz… Ayrılık rüzgarlarının etrafta sinsice kol gezdiği sonbahar… Kâh güneşli sevdaları, kâh fırtınalı pişmanlıkları tarif edilemez bir acıyla içinde saklayan sonbaharın o …
“Güneşin kavurucu ateşinin yürekleri yaktığı, o ilk sıcaklığın,zamanla karşı konulmaz bir tutkuya dönüştüğü yaz… Ayrılık rüzgarlarının etrafta sinsice kol gezdiği sonbahar… Kâh güneşli sevdaları, kâh fırtınalı pişmanlıkları tarif edilemez bir acıyla içinde saklayan sonbaharın o …
Yağmuru mırıldanıyorsun, eskiyor/bardakta unutulmuş su gibi yarım/ve söylenmeden kalan sözlerin tadı,/yeni sözlerinse bir yağmurluk ömrü var/ne yağdım onlarla ne de ıslandım/…/Mırıldanıp duruyorum da eskiden yeniden/kendi dilime çeviremedim şu sessizliği! Haydar Ergülen Keder gibi ödünç kitabından …

.gif)