Sineklerin Tanrısı
21 Mart 2013 – 15:02 | Yorum Yok

+Ne kadar kötüsün?
-Ölçmedim ki!

Ahhh eğilimliyiz şiddete…. ahh eğilimliyiz kana revana. Kabul etmemiz gereken bir şey varsa hepimiz kötüyüz. Evet. Hadi başlıyoruz. Şimdi elleri gökyüzüne uzatıyoruz ve tekrarlıyoruz: “Ben kötüyüm. Erdem kimin adı!?”…
Vahşiyiz, hem de doğanın en …

Devamını Oku »
Aşk

Aşk, romantizm ve duygusal kitap yorumları.

Fantastik

Bilimkurgu ve fantastik kitap yorumları.

Felsefe

Düşünce ve felsefe kategorilerinde yayınlanmış kitap yorumları.

Macera

Macera, Polisiye, Gerilim ve Korku kategorisindeki romanlar hakkında yayınlanmış yorumlar.

Yeraltı Edebiyatı

Yeraltı Edebiyatı kategorisinde yayınlanmış kitap yorumları.

Ana Sayfa » Genel, Haber, Konuk Yazar, Macera, Manşet, Öne Çıkanlar, Psikolojik

Kusursuz Cinayet Yoktur

Yazan Tarih 25 Haziran 2012 – 11:02Yorum Yok

IMG 20120604 182833 300x300 Kusursuz Cinayet Yoktur Sevil Atasoy seri katiller olay yeri inceleme Kusursuz Cinayet Yoktur Kanıt İntihar delil CSI Sevil Atasoy’un önsözün ilk cümlesinde söylediği gibi, bir dizi gerçek suç öyküsü ve adli bilim denemesiyle karşı karşıyayız. Kitabın kahramanlarını alışılmışın dışında, seri katiller, sadomazoşistler, hapishaneden kaçmaya çalışan mahkûmlar ve bu suç makineleriyle mücadele etmeye çalışan polisler, adli tıp ve olay yeri inceleme uzmanları, savcılar ve hâkimler oluşturuyor. Genel olarak aydınlatılamayan ya da aydınlatılması aylar bazen de yıllar almış cinayetleri konu alan öykülerde, olay yerinde bulunan delillerin yetersizliği, maktulle katilin bağlantısının kurulamaması, nadiren de olsa olay yeri incelemenin ihmalkârlığı yüzünden serbest dolaşan katiller ya da suçsuz yere hapis yatan masum insanlar karşımıza çıkıyor.

Hemen herkesin izlediği CSI:Crime Scene Investigation, Law&Order, Dexter gibi polisiye ile adli tıbbı birleştiren dizilerde de sıklıkla karşılaşılan ‘delillerin bir soruşturma için ne kadar önemli olduğu’ gerçeği kitapta bir kez daha görülüyor. Zira öykülerin tümündeki ortak nokta, olay mahallindeki en küçük ya da en önemsiz görülen bulgunun bile olayların çözümünde kilit rol oynayacağı ve her temasın mutlaka iz bırakacağı.

Aksi durumlar da yok değil tabi. “Çöp torbasıyla gelen adalet” adlı öyküde polis elinde delil sayılabilecek hiçbir bulgu olmamasına rağmen, cinayeti cesedin üzerine geçirilmiş battal boy siyah çöp torbası sayesinde aydınlatabiliyor. “Bana saldıran işte bu adam” ve “Bir adamla beş kadın” adlı öykülerde ise, görgü şahitlerinin yanlış kişiyi teşhis etmeleri nedeniyle 20 yıldan fazla süre hapis cezası alan iki adamın yıllar sonra gelişen teknoloji sayesinde delillerin tekrar analiz edilmesi sonucu aklanması anlatılıyor.

Atasoy ayrıca medyayı uzun süre meşgul eden televizyon ya da siyaset dünyasının ünlü kişilerinin başına gelen intihar, cinayet, suikast gibi olaylara da kitabında yer veriyor.  Eski IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn’ın 2011 yılında Manhattan’da kaldığı otelde temizlik görevlisi kadına taciz ettiği iddiası üzerine açılan davayla ilgili detaylı açıklamalarda bulunuyor. Ünlü aktris Marilyn Monroe’nin 1960 yılındaki intiharı sonrası yapılan otopsideki yanlışlıklara değiniyor. 1968 yılında suikasta kurban giden Eski Amerikan Başka John F. Kennedy’nin kardeşi Robert F. Kennedy’nin ölümü sonrası ortaya atılan, Kennedy’nin yakalanan suikastçı dışında bir suikastçı tarafından vurulduğu iddiasına da açıklık getiriyor. Ülkemizde yaşanan ve medyada büyük yankı bulan Münevver Karabulut cinayeti de Sevil Atasoy’un değindiği davalar arasında.

Didaktik anlatım yolunu seçen Atasoy, akademik kariyeri ve adli tıp üzerine yürüttüğü görevlerin yanı sıra, 2010 yılından beri Kanal D’de yayınlanan ve infoteinment olarak adlandırılan bir formatta izleyiciye sunulan Kanıt dizisinde de Hikâye Koordinatörlüğü ve Konsept Danışmanlığı yapıyor. Ayrıca dizinin akışı sırasında araya girip izleyiciye yürütülen cinayet soruşturmasına ilişkin özellikle deliller, delilleri analiz etme yöntemleriyle ilgili kısa ama açıklayıcı bilgiler de aktarıyor.  Kitabında Kanıt’a konu olan cinayetlerin aslında gerçek hayatta işlenen hangi cinayetten esinlenilerek yazıldığına ilişkin bilgiler vermenin yanı sıra; Kanıt, CSI gibi dizilerin suçlulara delilleri karartmayı öğrettiği iddialarına da yanıt veriyor.

0 300x225 Kusursuz Cinayet Yoktur Sevil Atasoy seri katiller olay yeri inceleme Kusursuz Cinayet Yoktur Kanıt İntihar delil CSI

Amerika’da,  CSI ve benzeri dizilerin suçlulara delilleri karartmanın yollarını öğrettiği ve bu nedenle olay yerinde artık daha az delil bulunabildiği iddia edilmiş ve buna CSI Etkisi adı verilmiştir. Sevil Atasoy’un bu konuyla ilgili yaklaşımı ise CSI, Kanıt benzeri yapımların suçlu üzerinde delil karartmaya yönelik öğretici etkileri olabileceği ancak normal insanlara da gözlemci olma, görgü tanıklığının önemi, saldırıdan kaçınma, olası bir saldırı halinde olay yerine delil bırakabilmeyi öğrettiği yönünde.

“Hiçbir sağlıklı beyin, bir katilin beyni gibi çalışamaz.  Onun ruhundaki girdapları, öldürmeden önce ve sonrasındaki duygularını anlayamaz. Hele bir seri katilin neden hiç tanımadığı birini, hatta ikisini, üçünü, üç yüzünü öldürdüğünü hayal bile edemez.” Bu tezin temel oluşturduğu Kusursuz Cinayet Yoktur, polisiyeye meraklı insanlara yaşanmış öyküleri titizlikle ve anlaşılabilir dille anlattığı için başucu kitabı olabilecek nitelikte.

Kitap: Kusursuz Cinayet Yoktur
Yazar: Sevil Atasoy
Yayınevi: Doğan Kitap
Fiyatı: 15 TL

 

Yazı Sahibi Hakkında

Okur, yazar, çizer bir insan işte...

Yorum Bırak!

Yorumunuzu Aşağıya Ekleyin veya Önceki Sitenin Kendi Adresinden.
Ayrıca Bu Yorumlara Abone Ol RSS Aracılığıyla.

Terbiyeli Ol!Spam Yapma.

Bu etiketleri kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Yorumlarınız için teşekkür ederiz
NOT: seviyeli yorumlar lütfen! Gravatar.